30 Aralık 2017 Cumartesi

KISA YELEK MODELİ...

Merhabalar herkese...;)
2017'nin son postu ile karşınızdayım. Ayrıca son dikilenlerden diyelim... (:

Kalıp Güler Erkan kitaplarından. Boyu biraz kısa gelince biz 2 cm uzattık. Gayet güzel oldu, etek ve elbiselerle giymek için ideal. Tavsiye edilir.

2018 postları ile en kısa sürede buluşmak üzere,  sağlık ve huzur dolu günler diliyorum. 

25 Aralık 2017 Pazartesi

DÜRÜSTLÜK MANAVI...

Bugün okulumuzda bir etkinlik düzenledik.  Etkinliğin adı "Dürüstlük Manavı". Bir arkadaşımızın önerdiği ve Rehberlik Servisimizin uygulamaya koyduğu etkinlik öğrenciler tarafından ilgiyle karşılandı... :)

Meyveleri alıp üzerlerine fiyatları yazıyor,  ortama da bir para kutusu koyuyoruz. Öğrenciler meyveleri kendileri alıp,  parayı da kendileri ödüyor. Geri para almaları gerekiyorsa da kendileri kutudan alıyorlar... ;) 

Bakalım sonuçta meyveler için harcanan para toplanabiliyor mu? Yoksa eksik bir şeyler mi var? ;))

Bugün çıkışta sadece 8 portakal kalmıştı,  onları da bir arkadaşımız aldı. Toplanan para olması gerekenden fazla... ;)))
Tam da öğrencilerimizden beklediğimiz gibi...;))

Bu güzel etkinlik için okulumuz Rehberlik Servisimize ve bizi yanıltmayan öğrencilerimize teşekkür ediyorum...;)

3 Aralık 2017 Pazar

GALETA UNLU POĞAÇA

Evettt geçen gün soframda paylaştığım poğaça tarifi ile karşınızdayım. Kesinlikle harika bir poğaça oluyor, deneyen hemen tarif istiyor... :)))

250 gr margarin ya da tereyağı( ben tereyağı tercih ediyorum), 1 çay bardağı sıvı yağ, 1 çay bardağı yoğurt, 1 yumurta sarısı( akı üstüne) , 1 paket kabartma tozu, 1 tatlı kaşığı tuz, aldığı kadar un( 5 bardak kadar alıyor). İç malzeme ben hem kıymalı, çocuklar için de az miktarda  ekşimikli yaptım. 
1 soğan, 250 gr kadar kıyma, 1 küçük patates rendesi , maydanoz, tuz ve karabiber iç malzemeler. Kulak memesi yumuşaklığında hamur hazırlanır, ben genelde ufak yapıyorum, daha şirin oluyor. İçine malzeme koyup, üzerine yumurta akı ve en son galeta ununa bulanarak yağlanmış tepsiye dizilir ve fırına verilir. Sıcak sıcak servis yapılır. Deneyenlere şimdiden afiyet olsun... :)

2 Aralık 2017 Cumartesi

SON GÜN SOFRAM...(:

 Uzuuuuunnnnn bir aradan sonra merhaba herkese... :)
Bayağı bir oldu yazmayalı, buraları canlandırmak lazım artık. Yazacak o kadar çok konu birikti ki sanırım bir 10 post yapsam ancak biter... Yeni yerler, yeni dikilenler, olaylar, olaylar... :)
Arayı daha fazla açmadan bu seneki gün soframdan başlayalım, hem sizlere de fikir olsun... :) 

Her sene günde yapılacak çeşit sayısı üzerine sınırlama getiriyoruz. Bu senede aynı şekilde devam ediyoruz, zira 10-11 çeşit yapılan günlere şiddetle karşıyım. 
İşte bu günde hazırladıklarım. Mercimekli haşhaşlı börek, galeta unlu poğaça, katık dolması, karnıbahar salatası, tatlı olarak da Kıbrıs Tatlısı... :)
Özellikle hepsini kendim hazırlamak istedim. Ama hazırlıklarda desteklerini esirgemeyen ablamlara kocaman teşekkürü borç bilirim... :)

Galeta unlu poğaça tarifini bu posttan sonra vermeyi düşünüyorum. Benim çok sevdiğim çok leziz bir poğaça oluyor. Tarif gelecek inşallah... :)

 2 çeşit salata yaptım. Biri daha önceden de yaptığım Katık Dolması kesinlikle büyük beğeni alıyor her seferinde, diğeri de tamamen doğaçlama ortaya çıkan Karnıbahar salatası... :)
Katık Dolması tarif için TIK TIK...
Karnıbahar Salatası da az haşlanıp, içine istediğiniz malzemeleri ekleyip tuz, limon, zeytinyağı ile tatlandırıyorsunuz. Ben tamamen kendi zevkime göre maydanoz, dereotu, yeşil soğan, havuç, mısır, salata turşusu, kırmızı biber ekledim. İlk defa denedim ve sonuç çok güzeldi bence... :)

 Bu böreğimiz aslında Afyon Bükmesi'nden esinlenerek yapıldı... :)
Vaktim olsa kesinlikle el açması yapmayı düşünüyordum, ama Cumartesi gün olunca Cuma vakit bulamadım, hazır yufka ile de gayet hoş oldu. Bunun tarifi de ilerleyen günlerde gelecek inşallah... :)

Tatlımız da daha önce blogda yayınladığım Kıbrıs Tatlısı. Tarif için TIK TIK...

Arayı daha fazla açmadan diğer paylaşımlarda buluşmak üzere şimdilik hoşçakalın... :)

1 Aralık 2017 Cuma

Saklama Rehberi

                                          

Besinlerin kullanım ömrünü nasıl uzatabileceğinizi biliyor musunuz? Peki ya onları ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi? Eğer siz de benim gibiyseniz, birkaç temel gıda dışındaki hiçbir besin için net bir fikriniz olmadığına eminim. En basitinden, sizce elma ne kadar bir süre saklanabilir? Lezzetini, sertliğini ve tazeliğini yitirmemesi için ne yapmak gerekir? Oturup her besin maddesi için internette araştırma yapmanıza gerek yok: http://saklamarehberi.com, tüm bu bilgilere tek bir kaynaktan ulaşmanızı sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ve en büyük derin dondurucu üreticisi olan Uğur Soğutma tarafından hazırlanan (ve tamamen ücretsiz şekilde kullanılabilen) sitede; hamur işleri, süt ürünleri, meyveler, sebzeler ve et ürünleri ile ilgili merak ettiğiniz her bilgi yer alıyor. İlk olarak, tüm bu besinlerin ideal kullanım sürelerinin ne olduğunu, daha sonra da bu kullanım süresini nasıl uzatabileceğinizi öğreniyorsunuz. Tahmin edebileceğiniz gibi, derin dondurucu kullanmak tüm gıda maddelerin daha uzun süre dayanmasını sağlıyor. Ancak, örneğin karidesi derin dondurucuda saklayabilir misiniz? Peki ya yazın aldığınız, lezzetli ve sulu bir karpuzu derin dondurucuya koyup, kışın yiyebilir misiniz? Tüm bu soruların ve çok daha fazlasının cevaplarını Saklama Rehberi web sitesinde kolayca bulabiliyorsunuz. Hepsi bu kadar değil: Sitenin “Alternatif Bilgiler” bölümünde, evde kolayca hazırlayabileceğiniz birbirinden lezzetli tarifler yer alıyor. Evde nasıl mocha yapabileceğimi, meyvelerin kararmasını nasıl önleyebileceğimi, hatta unsuz kekin nasıl yapılacağını bile öğrendim. Laf aramızda, kot pantolonların derin dondurucuda temizlenebileceğinin de haberdar oldum! (Kotu fırçaladıktan sonra bir poşete koyup derin dondurucuda 1 gün boyunca bekletiyorsunuz.  Şaşırtıcı, değil mi?)

Türkiye’nin ilk gıda saklama rehberi olan http://saklamarehberi.com, beni şaşırtacak ölçüde bir içeriğe sahip ve her birini okumaktan büyük keyif aldım. Eğer sizin de bir derin dondurucunuz varsa, bu siteyi muhakkak ziyaret etmelisiniz. Derin dondurucunuz yoksa bile gıdaları nasıl daha sağlıklı tüketebileceğinizi, ne kadar uzun bir süre boyunca saklayabileceğinizi ve basit, pratik, lezzetli tarifler ile ipuçlarını Saklama Rehberi web sitesinden öğrenebilirsiniz.
Bir boomads advertorial içeriğidir.

11 Ekim 2017 Çarşamba

ŞERBET RESTORAN, KIRKPINAR SAPANCA...

 Arada sakin yerler keşfetmeye devam... :)
Yine Kırkpınar sahil kenarındaki nezih mekanlardan biri, sanırım burası yeni açıldı. Mekan yeni olunca haliyle her şey yeni oluyor, bu da insanın o yer hakkındaki görüşlerini olumlu yönde etkiliyor. :)

Maja Kırkpınar ile yanyana burası...

Sakin, kafa dinlemek için ideal. Hafta içi olması daha da büyük avantaj bu konuda... :)

Göl kenarında hem gözünüz, hem de kulağınız huzur bulacaktır buna emin olun... :)

Biraz daha ayrıntı vermek gerekirse bir kahve ücreti 10 tl. Serme kahvaltı fiyatı kişi başı 40 tl. 
Mekanda mescid var, daha da güzeli lavabolardan ayrı olarak alçak abdest alma lavabosu var ki, bu konuda ince davranan işletmeyi tebrik ediyorum. Zira bazı mekanlarda lavaboyu geçtim, mescit yok. 
Tekrar hassasiyet için tebrikler... :)

8 Ekim 2017 Pazar

SON DİKİLENLER...

Dikiş kursumuz beklediğimizden de erken başladı. Eski ekibimiz ve katılan yeni kursiyerlerle inşallah bu yıl da güzel çalışmalara imza atarız. 

İşte ilk gün elimdeki kumaşlarla biçtiğim ve bugün bitirdiğim yeleğim. Kumaş yeterli olsaydı yakalı çalışacaktık, olsundu bu da güzeldi... :))

Yeleğin ütüsünü bitirmemle yeni kumaşlarla buluştum, elimde beğenerek aldığım bir kumaş vardı, ama ne yapsam yetmeyecekti. Başka bir kumaşla kombin yapmaya karar verdik hocam 2 kumaşın uyum sağladığını söyleyince, hemen biçiverdik. Bakalım nasıl bir sonuç olacak. O da başka bir post konusu olsun... :))

24 Eylül 2017 Pazar

GİZLİ BAHÇEM-İSTANBULDERE

Evettt sonbahar kendini yavaş yavaş hissettirmeye başladı artık. Yapraklar yeşilden kahverengiye doğru ilerlemekte, bu aradaki renk cümbüşü ise seyretmeye değer doğrusu. İşte yol boyunca gözünüzün ve gönlünüzün bayram ettiği bir mekan. 

işteeeee orası, burası... :))

Yeşillikler, ağaç ve şelaleler arasında gizli bir bahçe... :)

Hem kulağınıza, hem de gözünüze hitap eden tek kelimeyle harika yerlerden... :)

 İşte yapılacak en keyifli şeylerden biri kahve+kitap... :)

Mekandaki dereye de inebilir, oradaki masalarda da oturabilirsiniz. Bu mevsimde ben tercih etmem orası ayrı tabiki de... :)

Mekanda serpme kahvaltı 40 tl. Diyelim sadece kahve içmek istediniz kişi başı 5 tl. Diğer menü hakkında bilgim yok, kahve bahane edenlerden olunca sadece kahvaltı fiyatını sordum.

Olur da yolunuz düşerse keyif alırsınız umarım , iyi haftalarınız olsun... :))

4 Eylül 2017 Pazartesi

TİRMİS... (:

Mısırlı gelinimizden tirmisli kahve ikramı. ☕
Tirmis Akdeniz yöresine ait bir çerezmiş. Türkiye 'de bazı yörelerde varmış ama ilk defa görüyorum. Tadı haşlanmış mısır gibi, ama daha sert. Kabuğu çıkartıp yendiği gibi, çıkarmadan da yenilebiliyor. Haşlanmış bir şekilde servis yapılıyor. Güzel, alışığa yakın bir tat. 


İkili olarak belki çok uyumlu olmayabilir, ama kahve bahane sohbet şahane... :)

Tirmis bilenler, tadanlar el kaldırsın... :)

1 Eylül 2017 Cuma

FIRINDA KARNIYARIK

 Merhabalar şekerler. Kurban Bayramı'na sayılı saatler kaldı. Ben de bu arada sizlere fırında karnıyarık tarifi vereyim. Çoğunuz biliyorsunuz belki ama, bilmeyenlere ya da kızartmadan denemek isteyenlere alternatif bir tarif olabilir diye düşünüyorum... :)

Biz evde nadiren kızartma yapanlardanız.  Çok nadir bir et yemeğinin yanına patates kızartması yaparız. Tercihimiz genelde fırından yanadır. Karışık kızartma bile su ve yağ karışımı ile fırında yaparız. Sağlık açısından kesinlikle tavsiye ederim.

Gelelim bizim tarife. Patlıcanları alaca soyup bir kaç yerinden kürdanla delip fırına veriyoruz. Yarım saat kadar tutup çıkartıyor,  içlerini oyup tuzları hazırladığımız iç harcımızla dolduruyoruz.

İç harcımız da şöyle;  2 orta soğanı yağda soteleyip, 2 ince doğranmış biberi ekleyip az daha soteliyoruz. 200- 250 gr kıymayı katıp az pişiriyoruz. 2 rende domates ya da salça (size kalmış)  ekleyip tuz ve karabiberi de katıyoruz. Harcı doldurduktan sonra aynı tavada su,  tuz az kırmızı biber ya da salça ile hazırladığımız sosu patlıcan tepsisine döküp fırına veriyoruz. Piştikten sonra afiyetle mideye indiriyoruz... (:

29 Ağustos 2017 Salı

KARDEŞLER PİKNİK YERİ, SAPANCA

Yine Sapanca kıyısındaki mekanlardan. Tek farkı piknik alanı olarak tercih edebileceğiniz bir yer olması. Ayrıca kıyıda çay, kahve vs. içmek isterseniz de bir alternatif olabilir. 

Önünde  otopark mevcut, bu konuda zaten buralarda hiç bir mekanda sorun yaşamazsınız.

Sessiz, göl kenarı kitap okumak için ideal. Yanında kahvenizi de yudumlayabilirsiniz... :)

Burada piknik yapmak için masa kiralanıyor. 25 tl masalar, eğer mangal da kullanmak isterseniz 20 tl fiyatı. Ama kendi mangalınızı da getirebilirsiniz. Piknik değil de, bir şeyler içmek isterseniz makul bir yer. Bir kahve 5 tl. 

Not: Bu arada mekanda mescit var. Alkol konusunu merak ederken, piknik amaçlı gelen bir grubun masasında değişik bir şişe görünce merakımı gidermiş oldum. Mekan olarak bu konuda bir kısıtlamaları yok, seçim size kalmış... (:



24 Ağustos 2017 Perşembe

KIYI CAFE&RESTORAN, SAPANCA

Merhabalar yazın son günlerinden. 
Eğer şehir merkezinden bunalmış ve kendinizi serin bir mekanda bulmak isterseniz, göl kenarındaki mekanlardan biri Kıyı Restoran. İlk olarak 3 yıl önce arkadaşlarla gitmiştik. Bugün de tekrar gitmek nasip oldu. 

 Sanırım kıyıdaki mekanlardan en süslü ve geniş alana sahip olanı. Çocuklar için de bayağı bir alternatif var. Oynamaları için park yeri, salıncaklar vs. 

Diğer yerlere göre sanırım daha kalabalık, gerçi hafta içi her yer makul ölçüde sessiz. Burası az daha yoğun gibi. 

Göl kenarında yüzen ördek ve yavrular eşliğinde kitap okuyup kahvenizi yudumlamak pek keyifli... :)

Mekanda zevkinize göre her türlü yemek var. Fiyatlar sanki biraz pahalı gibi, her şeyin fiyatını bilmiyorum ama 1 kahve, 2 çay ve bir adet mozaik pasta 30 tl tuttu. Ayrıca serpme kahvaltı 40 tl imiş. Bilginize...:)

Not: Mekan alkolsüz ve de mescidi var.

22 Ağustos 2017 Salı

ZİLHİCCE AYINA GİRİYORUZ...

Çok özel ve önemli olan 10 günlere giriyoruz. En güzel şekilde değerlendirmeyi Allah hepimize nasip etsin... 

Aşağıdaki bilgileri evimizden eksik etmediğimiz Fazilet Takviminden alıp yayınlıyorum. Hepimizin faydalanması dileklerimle... 


ZİLHİCCE AYI VE İLK ON GECENİN FAZİLETİ

Kamerî ayların 12’ncisi olan Zilhicce ayı, İslâm’ın beş esâsından biri olan hac farîzasının îfâ edildiği umûmî af ayıdır.
Arafat’a çıkıldığı, Allah için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukaddes bir aydır.
Zilhiccenin ilk on gecesi “leyâli-i aşere” yâni 10 mübârek gecedir. Bu ayda, noksanların tamamlanması için istiğfâr, salevât-ı şerîfe, diğer duâlar ve tesbîh namazına devamda hayır vardır.
Hacca gidemeyen mü’minlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazîlettir. Kurban bayramından evvel dokuz gün oruç tutmalı, 10’uncu günü kurban kesilinceye kadar bir şey yemeyip kurban etinden yemelidir. Bu mendubdur.
Hiç olmazsa 8’inci gün ile beraber 9’uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lâzımdır.
Arefe günü sabah namazından bayramın 4’üncü günü ikindi namazına kadar, bütün farz namazların arkasından Teşrîk tekbîri (Allâhü Ekber Allâhü Ekber, Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü Ekber ve lillâhil-hamd) okumak kadın-erkek her mükellef Müslümana vâciptir.
 

ZİLHİCCENİN İLK ON GÜNÜNDE NE YAPILIR?

Zilhicce ayının birinden onuna (yani Kurban Bayramının ilk gününe) kadar, her gün sabah namazlarından sonra:
10 salevât-ı şerîfe:
“Allâhümme salli ve sellim ve bârik alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed.”
10 istiğfâr:
“Estağfirullâhe’l-Azîm el-Kerîm ellezî lâ ilâhe illâ Hüve’l-Hayye’l-Kayyûme ve etûbü ileyk ve nes’elühü’t-tevbete ve’l-mağfirete ve’l-hidâyete lenâ innehû hüve’t-Tevvâbü’r-Rahîm.”
10 tevhid:
“Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît ve hüve Hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayr ve hüve alâ külli şey’in Kadîr” okunur.


18 Ağustos 2017 Cuma

KARIŞIK POST... (:

Tatil tüm hızıyla devam ediyor. Şunun şurasında bitmesine ne kaldı ki, zaman işte bir çırpıda geçiveriyor. Bakalım neler var arşivimizde... :)

 Aslında bu pideyi yapalı bayağı olmuştu, bizim tadına doyum olmayan klasik macır böreklerimizden, iç malzemesi size kalmış. Ben mesela çiğ soğan çok sevmem, ama soğan pidesine bayılırım... :))
Blogda ayrıntılı soğan pidesi tarifi için tıklayınız... :)

 Maharetli arkadaşımın kendi boyadığı sehpaları, oldum rengarenk der gibiler... :))

 Yaz dikiş kursuna gelen Suriyeli bir kız vardı, liseye gidiyor. Burada yaşıyorlar, dikiş merakı nasıl başladı bilmiyorum ama ben ondaki azme bayıldım. Bu da onun diktiği kot çanta, kendi süsledi... 

 Kursta diktiğim son parça, kimono tarzı kıyafetlerin içine giymek için diktim, uzun uzun güzel oluyor... :)

 Arada kafa dinlemece, doğayla başbaşa... :)

Bu da arkadaşımın diktiği plaj kıyafeti, burada çok net olmasa da çok klas bir havası var, hoş olmuş bence... :)

Arada böyle karışık postlar arşivi temizleme adına iyi oluyor, şimdilik bu kadar, tekrar görüşmek üzere... :)

11 Ağustos 2017 Cuma

PIRASA SAPLARINDAN BÖREK... (:

Böreğimizin adı aslında neden Pırasalı Börek değil de, saplarından börek acaba? :)
Açıkçası çocukluğumdan beri pırasa çok sevmem, yerim ama Allah biliyor ya çok istekli değil. Rahmetli annem hep beyaz kısımlarını ayırır bana verirdi. :)
Ne hikmettir ki yemeğini sevmeyen ben, pırasalı börek ya da pideye bayılırım. :)

Gelelim bu böreğin hikayesine. Bizim evde anlaşılacağı üzere pırasanın ince sapları çok fazla kullanılmıyor. Biz de onları ince ince doğrayıp, az yağda kavuruyor ve dondurucuya atıyoruz. Hikayenin gelişme kısmı ise, eve gelen bir misafirimizin eli boş gelmeyip hazır yufka getirmesinden oluşuyor. Devamında yufkalarımız üçgen parçalara bölünüyor ve yumurta+sıvı yağ+yoğurt karışımı sürülerek gül böreği şeklinde sarılıyor. Sosumuzu  üstlerine de sürüyor ve fırına atıyoruz. Sonuçta leziz mi leziz böreklerimiz mideye indiriliyor. 

Biz bu şekilde yapıp derin dondurucuya da atıyoruz, ani bir misafir geldiğinde de fazla telaş yapmanıza gerek kalmadan bir çeşidiniz hazır olmuş oluyor... :)))

Evettt pırasalı börek severler buraya... :))

5 Ağustos 2017 Cumartesi

KELLE PAÇA ÇORBA...

Bu yaşıma kadar hiç içmediğim, geçen günlerde test ettiğim çorbadır kendisi... :))
Normalde işkembe çorbasına bayılırdım. Rahmetli annem Kurban Bayramı sonrası yapar, biz de afiyetle yerdik. Uzun zamandır evde yapılmıyor, hazırlar ya da kasaptan alınanlar da nasıldır bilemiyorum... :))


Gelelim kelle paça çorbasına. Küçükbaş hayvanların ayaklarından, paçalarından yapılmakta olup, en makbul olanın keçi paçası olduğu söylenmektedir.  Faydası bazı yönleriyle çok fazla. Özellikle kırık, çıkığı olanlara, kemikle ilgili ağrı çekenlere bolca tüketmesi tavsiye ediliyor. 


Çorba olarak sanırım bayağı populer bir çorba çeşidi, öyle ki bıraksan her gün içecek olanlar 
vardır.. :) Ben de bu yaşımda ilk defa denemiş oldum. Devamı da gelecek gibi... :))



Sizde durumlar nasıl acaba? :))

1 Ağustos 2017 Salı

BÜZGÜLÜ 3 KAT ELBİSE... (;

Evettt sevgili okuyucu...
Bugün de son kurs günü bitirdiğim ve ilk defa giydiğim elbisemle sizleri baş başa bırakıyorum... (;
Çok elbise giymeyen biri olarak sanırım bu bir başlangıç olacak... (;

Elbiseyi neredeyse 3 hafta önce biçmiştim.  Araya hep başka dikişler girdi. Ama kurs bitecek diye artık bitirmeye karar verdim.

 Elbise 3 kattan oluşuyor. Önden 3.kata kadar açık. Ama düğmeli yerlere kadar dikişli. Ölçüler yazdığım gibi, büzgü miktarını ve uzunlukları değiştirebilirsiniz, bu size bağlı... (;

Bu da kombinlenmiş hali. Bitmesi uzun sürdü, ama gelen güzel iltifatlara göre değdi sanırım... (;

Diğer bir dikiş postunda buluşmak üzere,  hoşçakalın... (;


LOTUS GARDEN SAPANCA

İşte size bir mekan tavsiyesi daha. Uzun zamandır gitmek istediğim bir yerdi. Sonunda gitmek nasip oldu. Değdi mi, kesinlikle evettt... :)

Mekan merkeze özel araç ile 15-20 dk uzaklıkta. Göl kenarındaki mekanlardan. Hafta içi kesinlike çok sakin ve huzurlu...

Kocaman bir bahçeye sahip. Hamaklar ve salıncaklar göl kenarında keyif yapmak isteyenlere ev sahipliği yapıyor... :)
Anladığım kadarıyla burada düğün de yapılıyor, çünkü girişte bir gelin odası gördüm. Yani kır düğünü için güzel bir alternatif olabilir düşünenlere... :)


Göl kenarı haliyle şehir merkezine göre daha serin oluyor. Gittiğimizde acaip rüzgar vardı ve resmen üşüdük... :))
Güneşli yerleri tercih ettik. Kitap okumak için ''işte budur'' diyebileceğiniz bir yer... :) Ayrıca istediğinizde internetten de yararlanabilirsiniz... :)

Menüde klasik restoran yemekleri var. Köfte, tavuk, sucuk,karışık vs. Tatlı çeşitleri biraz daha farklı gibi. Fiyatlar ortalama. Mesela köfte menü 25 tl, tavuk menü 22, karışık ise 40 tl idi. Güzel bir servis geliyor, köfte güzeldi, fakat tavuk biraz sert imiş arkadaşım öyle dedi... :)
Bu arada kahvaltısı da var. Kahvaltı tabağı 25, serpme kahvaltı 35 tl. 
Bence en güzel yani aile mekanı olması, yani içki yok... :)

Tam giderken bu sevimli bıdıklara rastladık, canlı canlı çok daha sevimli idiler... :)

Şimdilik bu kadar. Olur da giderseniz memnun kalırsınız umarım. Sevgiler... :)

31 Temmuz 2017 Pazartesi

INSTGRAM HESABIM ve INSTGRAM DONDURMA... (:

Selam herkese... ;)
Uzun zamandır bloğumu canlı tutmaya çalışıyorum, her ne kadar diğer sosyal hesapları daha aktif kullansam da... :) En sık kullandıklarımdan biri de; akıllı telefon rahatlığından dolayı olsa gerek instgram hesabım.  Bu arada takip etmek isteyenler için hesabım: SWOTPISCES

Geçenlerde bir öğrencimden bu hesabın da dondurulabileceğini öğrendim. Facebook hesabımı arada detoks amaçlı dondururdum. Ama instgramda bu özellik yok diye biliyordum. Instgramın fotoğraflarla beyni yorduğunu düşünüyorum, bir bakmışım tanımadığım insanların fotolarına bakıp, yazıları okuyorum. Bu arada yeni bilgiler öğrenme ya da eski dostları görme noktasında faydası az çok olabilir. Yine de arada dondurmak fikrine sıcak bakıyorum... :)


Instgram  hesabınızı dondurdunuz diyelim, tekrar açmak istiyorsunuz. Şifrenizle tekrar giriş yapabilirsiniz. Yalnız bir daha dondurmak istediğinizde bir hafta beklemeniz gerekiyor. Yani Facebook hesabında olduğu gibi Instgram hesabını ardarda dondurma şansınız yok... :)

Bir diğer nokta, hesabı dondurduğunuz zaman bazen fotoğraflarınız gidebiliyor. Geçenlerde hesabı açtığımda 14 fotoğrafım kalmıştı, halbuki 470 kadar fotografım vardı. :)
Şok oldum haliyle, aslında teknolojiye çok fazla da güvenmemek lazım. Mümkünse hard diske atın dursun fotolarınızı... :)
Evet gelelim kaybolan fotolarıma, yazılanlara göre tekrar dondurup '' Ara vermek istiyorum'' (Sanki ilişkiye ara veriyorum...  (;  )  kısmına tıklıyorsunuz, sonra biraz zaman geçip açtığınızda fotolar geri geliyormuş. Birkaç gün sonra dondurma hakkım geliyor, deneyeceğim inşallah... :)) 

Evet bir kez daha, takip etmek isteyen blog arkadaşlarım, aşağıdaki adresteyim, beklerim: 
SWOTPISCES

İlave not: Bu arada yukarıda yazdığım gibi hesabı tekrar dondurdum, ertesi gün açtım. Gerçekten de fotolar geliverdi... :))